Teröristlerle saatlerce çarpışıp Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın Özel Ödülü'nü kazanacak kadar yürekli, 40'ından sonra üniversiteye kayıt yaptıracak kadar azimli, hakkını aramak için Edirne'den Kars'a yürüyecek kadar deli, kısacası hayatının her anı çileli ama bir o kadar da renkli biri. Güneydoğu Gazisi Erdal Torun ile TSK'dan siyasete uzanan ilginç hayat öyküsünü bir solukta okuyacaksınız...
Veliköy'de çok enteresan biri var hayatta. 40'ına yeni girdi ama, bu ömre neler sığdırmadı ki? Yıllarca Doğu ve Güneydoğu başta olmak üzere Kuzey Irak'ta teröristlerle çarpışan, birçok çatışmaya giren, en son girdiği çatışmanın ardından aldığı yaralar sonucu malulen emekli olan Gazi Erdal Torun, yaşamı boyunca hep zorluklarla mücadele etmiş. Genç yaşına koca bir ömre sığacak birçok olayı sığdıran Torun'u, emekli olduktan sonra da zorluklar peşini bırakmamış. Yaşadığı sıkıntılar onu memleketin meselelerini boş vermeye itmemiş hiçbir zaman. Ülkenin huzur ve refahı için sürekli kafa yoran Erdal Torun, kendince birçok soruna da çözümler üretmiş. Sorunlarla ilgili çözümleri bizatihi sorunu çözecek yetkili ağzın kendisine sorması halinde açıklayacağını belirten Erdal Torun, siyasetle uğraşmasının nedenini de yine bir nebze olsun memlekete faydalı olmak adına yaptığına vurgu yapıyor. Tüm bunların yanı sıra kendisinin en önemli ve en büyük amaçlarından birisinin de iki evladını bütün varlığıyla vatana ve millete hayırlı birer birey olarak yetiştirmek olduğunu söyleyen Erdal Torun, en önemli vazife olarak da bunu gördüğünü ifade ediyor. İlginç hayat öyküsünün yanı sıra terör belasıyla dağlarda nasıl çarpıştığını da çarpıcı bir şekilde anlatan Torun'un enteresan hayat hikayesini okurken kimi zaman duygulanacak kimi zaman da gülmekten kendinizi alamayacaksınız... Soru: İsterseniz çocukluğunuzdan başlayalım sizi tanımaya. Kendinizi zengin bir dedenin, fakir bir babanın oğlu olarak tanıtıyorsunuz? Bundan yola çıkarak kendinizden biraz bahsedebilir misiniz? Ben 1970 yılında Ardahan'ın Göle İlçesi, Küçükaltunbulak Köyü'nün Osman Kom Mezrasında zengin bir dedenin torunu, fakir bir babanın oğlu olarak doğmuşum. İlkokulu mezraya 5 km mesafede olan Çullu Köyü'nde kardeşim Mehmet ile beraber okudum. Okulda çalışkan olmama rağmen tezek götür-e-mediğim için öğretmenimden çok dayak yedim. Erdal Torun'un notu: (Çok fazla merhameti olmayan bir öğretmenimiz vardı. Adını burada anmak istemiyorum. Tezek getirmeyenleri zemheride en arka sıraya oturturdu.) Ortaokulu Göle 100. Yıl Ortaokulu'nda, Liseyi ise Kars Alpaslan Lisesi'nda okudum. Eğitimim süresince kesinlikle adım hiçbir tutanakta yer almadı. 1989 yılında terör belasından dolayı ailemle birlikte İstanbul'a göç ettik ve aynı yıl Asker oldum.
7 YIL DAĞLARDA ÇARPIŞTIM Soru: Asker olduktan sonra hayatınızda neler değişti? Örneğin, teröristlerle çok sayıda çarpışmaya girdiniz. Bunlardan biraz konuşalım... Asker olduktan sonra girdiğim sınavları kazanarak Tekirdağ Hayrabolu'da Uzman Çavuş olarak göreve başladım. 1993 yılında Özel Hareket Grup Komutanlığı emrinde Diyarbakır'a tayin edildim. 7 yıl boyunca Güneydoğu'da görev yaptım. (Diyarbakır, Şırnak, Hakkari, Siirt, Mardin ve 13 ay da Kuzey Irak'ta.) Daha sonra sınavlara girip Astsubaylığı kazanmama rağmen, gerekçe gösterilmeden bu durumum onaylanmadı. Herhalde tipimi beğenmediler. Daha sonra 1995 yılında Diyarbakır Lice'de girdiğim çatışmada Tim'imdeki 2 asker şehit oldu. Ben de yaralandım.
KARA KUVVETLERİ ÖZEL ÖDÜLÜ ALDIM Onca acı ve eziyete rağmen görevime devam ettim. 1997 yılında Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın özel ödülünü kazandım. Aldığım başka taltif ve takdir belgelerim de var.
763 KİLOMETRE YÜRÜDÜM Soru: Sizi ulusal basına manşet yapan bir hak arama yürüyüşünüz vardı. Ne kadar yürümüştünüz o zaman? Evet, Edirne'den Kars'a yürümeye başladım. Çünkü yukarıda anlattıklarımdan yıllar sonra, sağlık sebeplerimden dolayı Orduyla ilişiğim kesildi. Ardından açtığım dava sonucu Mahkeme tarafından haklı görüldüm ama Emekli Sandığı tarafından emekli edilmedim. Bundan sonra 'Ya Hep Ya Hiç' diyerek Emekli Sandığını protesto için 'Edirne Kapıkule'den Kars'a diyerek' 11 gün boyunca 763 km yol yürüdüm. Ankara'da askeri yetkililer tarafından durduruldum. Bu durumum hem yerel basında hem de ulusal basında oldukça geniş yer aldı. (Yıl 2004) Yankı uyandırdı. Benim içinde bulunduğum duruma müdahale eden Genelkurmay Başkanlığı emekli olmamı sağladı.
SİYASETİ YAPANLARIN PROFİLİNİN DEĞİŞMESİ LAZIM Soru: Şu anda neler yapıyorsunuz? 40 yaşına girmeye sayılı günlerim kala Üniversite sınavına girdim ve burada başarılı olarak Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni kazandım. Şu anda fakültede öğrenimime devam ediyorum. Ayrıca 20 yıldır şiir yazıyorum ve 2 tane de roman denemem var. Bunun haricinde 2 çocuk babası sıradan yurdum insanıyım. Beni tanıyanlar bilir yaklaşık 4 yıldır da siyasetle uğraşıyorum. Siyasete girme sebebim de yine vatanım ve milletimle ilgilidir. Ben siyasete girme sebebimi şöyle açıklıyorum: 'Mazlumlara, yetimlere ve namuslu insanlara karşı olan sorumluluğumdan dolayı.'
TÜRKİYE'DE HALK HEP SÖMÜRÜLDÜ Türkiye'de hep ağalar, beyler, paşala milleti sömürdü. Tüccar mantığıyla, asker zihniyetiyle, halktan kopuk, halksız ve maneviyatsız siyaset yapıldı ve yapılmaya devam ediliyor. Evrensel insani değerlere saygısızlığın moda olduğu şu zamanımızda en büyük kaygım yeni yetişen neslin sistematik olarak vatan, millet ve Allah sevgisinden uzak yetiştirildiği ve bunun sonucunda da hakların çiğnendiği, zulümlerin yapıldığı acıların yaşandığı görmekteyim. Buna duyarsız kalmamak için siyaset yapıyorum.
TERÖRÜ BİR AYDA BİTİREBİLİRİZ Ülkemizde yaşanan terör belasının aslında çok kolay bir çözümü var. Buna rağmen hiçbir taraf çözümden yana değildir. Birileri su satacak, birileri konserve satacak, birileri elbise satacak, birileri bot satacak diye 20 yaşındaki fidanlar iki balta darbesiyle derdest edilmektedir. 7 yıl boyunca olayların içinde yer almış bir kişi olarak bugün bu olayların 1 ay içerisinde bitirilebileceğini söylemek istiyorum. Bunun formülünü ise bu sorunu çözecek birinci kişinin yani Başbakanın bana sorması halinde açıklayacağım. Bunu laf olsun diye söylemiyorum, yıllardır bu konuya çok ciddi manada kafa yormaktayım. Eşkıyalardan nemalanlar gün gelir İlahi adalet tecelli eder, kimi en iyi korunan binalarında teröristler tarafından öldürülür, kimi sularda boğulur, kimi yetim malı çalmaktan, vergi kaçırmaktan rezil rüsva olmaktadır. Kimi de gün saymaktadır...
HEP KORKULARLA BÜYÜTÜLDÜK Soru: Hayata ilişkin tespitleriniz nelerdir? Nedir insanın hayatını şekillendiren? Her Türk vatandaşı gibi ben de küçüklüğümden beri korkularla büyüdüm. 3 yaşında iğneci korkusu, 5 yaşında Jandarma korkusu, 7 yaşında öğretmen korkusu... 10 yaşında baba korkusu, 15 yaşında sınav korkusu, 20 yaşında komutan korkusu, 25 yaşında işsizlik korkusu, 30 yaşında karı korkusu, 40 yaşında ev sahibi korkusu, 50 yaşında kanser korkusu, 60 yaşında ölüm korkusu, 70 yaşında ölmemek korkusu... Ben ve benim gibi hassasiyetleri olan insanların artık korkmamaları için siyaset yaptığımı da bir kez daha vurgulamak istiyorum.... Yaşadığım Veliköy'den örnek verecek olursam, burada seçmen profili çok değişti. Ben vatandaşları bilinçlendirmek için ev ev dolaşarak, reklamdan ve gösterişten uzak duruyorum. Zaten bunu yapacak maddi durumum da yoktur. Her yerde olduğu gibi Veliköy'de de vatandaş, siyasette kesinlikle göbekli ve jiplere binen insanlar görmek istememektedir. Bu yerel seçimlere bu anlattıklarımın bir kanıtı olacak.
cevap alamadım erdal bey başka haberlere yorum yapmışsınız ama burayı es geçmişsiniz???
yorumcu - 23 Nov 2008 - 18:06
erdal torun beyefendinin yorumlarını zevkle okuyorum. beyenmeyende çıkacaktır bunuda normal karşılıyorum. ben sayın torunun terörü nasıl bitirileceği fikrini tahmin ediyyorum ama açıklamıyacam. ancak şu kadar söyleyeyim röportajla ipuçları var. şimdi açıklarsam kendisine ayıp olacak . inşallah kendisi müsait bir zamanda açıklar. ayrıca şunuda söylemek isterim belediye başkan adayı olursa desteklerimiz olacaktır.
- 23 Nov 2008 - 16:42
sayın torun o kitapları okumadığınız belli oluyor zaten.cennetede o kitaplarla gidilmez
- 23 Nov 2008 - 02:44
sizin sözleri çarpıtmanıza yorum yapmayacağım :) anlayan anladı size saygımın sonsuz olduğunu söyledim size de bir kaç cevap vereyim 1.si benim dedem köylüdür ve çiftçidir tıpkı dedeniz gibi zengindir babamsa işçidir hala da çerkezköyde işçi olarak çalışmaktadır babasından tek kuruş almamıştır bense amerikaya emperyalizmin uşaklığını yapmaya değil okumaya gidiyorum ve geri döndüğümde ülkeme daha faydalı olabilmek için o yüzden yok domuz yağlı jambonlu falan deme 5vakit olmasa da(burada çok zor) cumadan cumaya namazımı kılarım yani ibadeten olmasa da imanım sağlam temellere dayalıdır annem kapalı ve 5vakit namazını kılan biridir. ilk cevabım bu olsun. 2. ben size ne cemil ipekçi denen yaratıktan ne de hülya avşar denen ....dan bahsettim ben size at gözlüğünüzü sosyalist-solcu-antiemperyalist-sosyal demokrat-ulusalcı ne derseniz deyin bu görüşün kitaplarını da okumanızı tavsiye ettim kuranın türkçe meali elbetteki rehberimizdir ama akepe değildir akepeli olmadan dinimi mhpli olmadan vatanımı chp olmadan da atatürkü sevebilmeliyiz ama akepe buna izin vermiyor neyse bu uzar gider 3.cevabım ise rahmetli ecevit hakkında olacak eceviti tanımadığınız çok belli eğer tanısaydınız onun en önemli sözlerinden birinden yola çıkarak tanrıya olan bağını anlardınız "Bizim iki gücümüz vardır; Biri Halk Diğeri HAK!!!"
VE SANA BİR SORU DA BEN SORMAK İSTİYORUM DAHA DOĞRUSU 2 SORU
"Türkiye Cumhuriyeti laik,demokratik,sosyal bir hukuk devletidir" maddesi anayasamızda değiştirelemeyen maddeler arasında ve laikliğin anlamı da devlet işleriyle dini ayırmaktır yani dini siyasetten uzaklaştırmaktır din adamlarının görevi akp propogandası değil yurttaşlara din öğretmektir yanlış mıyım? evet yanlışsın diyorsan bu sefer ben kahkaha çekeceğim ve seni hukuk yollarıyla dava edeceğim laiklik karşıtlığının odağı olduğun için. ama hayır yanlış değilsin doğru diyorsun diyorsan 2 soru soracağım
cennete gitmek için siyaset kitabı mı okunur yoksa Kuran-ı Kerim mi? ülkeyi yönetmek için Kuran-ı Kerim mi okunur yoksa siyaset kitabı mı?
- 23 Nov 2008 - 00:50
Arkadaşlar sırf merak ettiğimden dolayı Veliköye gidip Erdal torun la görüştüm,tanıştım.Evine kadar gittim.Ya arkadaş dedim sen böyle yorum yazıyorsun seni tanımaya geldim,dedim.Bir çay ikram etti yaklaşık 40 dakika konuştuk.Evinde 1700 kitabı olan kütüphaneye sahip.Aldığı ödül,şilt,takdirleri gözümle görmeseydim inanmazdım.Kendisi biraz fazla duygusal biri ve muhafazakar, kesinlikle AKP sempatizanı değil,ama Başbakanı seviyor.Evinde Televizyon yok.Çocukları okuduğu için.Kendi deyimi TV olmayınca Kitap okumaya vakit kalıyor.Yinede tanıdığıma sevindim.Kapaklıdan veliköye birini tanımaya gideceğim hiç aklıma gelmezdi.Yol paramı aldım ama.Yaptığı hizmetlet için teşekkürler.
- 22 Nov 2008 - 23:47
Amerikadan yazan arkadaşa karşı söylemlerim, hoşgörü sınırlarını aşarsa özürdilerim. Bakın ben terör belasında memleketimi terkettim. Dedemin onca varlğlına rağmen ,Babamın 2 çayırı ve 1 ineği vardı,memleketimizde kalsaydık,eminim şimdiden daha çok mutlu olabilirdim.Belki cahil bir kadın alacaktım ama yanık teni,nokta beni, saçlarında örükleri ve de kocasına saygısı olacaktı.( Allaha şükürler olsunki eşim böyle biridir)Çünkü Kapitalizimle,emperyalizimle, satılmanın acısıyla,laiklikle,demokrasiyle tanışmamış olacaktım. Ben Vatanımı BİR KÖYLÜ AŞKIYLA seviyorum.Burada doğdum,burada öleceğim.Yanlışa,haksızlığa, adaletsizliğe vede din düşmanlarına karşı ilkokulda bile karşı geldiğimi hatırlıyorum. Bu aşkla vatanımı,yıllarca korudum,taşlarda yata yata boynumda kireçlenme meydana geldi. AT GÖZLÜĞÜ DİYORSUNUZ Peki Cemil İPEKÇİ yi seveyi mi?firikik veren Hülya AVŞAR ı takdir edeyimmi? PKK elebeşısıyla el ele poz veren Doğu PERİNÇEKLE dost olayımmı ?---- Ya, ben ne yazıyorum ki? Amerikada sabah havyar,öğle domuz rostosu, akşam şaraplı istakoz yiyen ne anlar çorabı yırtığın halinden.Bakın sayın .........,Erkekmi, kadınmı, 3. cinsmi olduğunu belirtmemişsin ama sana bir soruda ben sorayım.Ama lütfen cevabını yaz. İŞTE SORUM
SEN --CENNETE-- ECEVİTİ,MANİSALIYI,CEMİ, OKUYARAKMI GİDECEKSİN ? Eğer cevabın EVET olursa tam 13 yıldır kahkaha ile gülmemişim,senin cavabına bu prensibi çiğneyeceğim.
- 22 Nov 2008 - 19:17
gazi olmandan dolayı saygı ve minnettarlık duymamak elde değil amaaaa burada yazdıkların yenilir yutulur da değil tehditler aldığını duydum tehdit edenler haklıdır buna eminim gaziysen eğer gaziliğine yakışır yorumlar yapmanı beklerdim gazi olduğunu duyunca üzüldüm çünkü bir gazi böylesine at gözlükleriyle bakmamalı dünyaya ama akepe yandaşı olmandan belli sadece izlediğin ideolojiden kitapları değil tüm ideolojilerin kitaplarını okumalısın ernest che guavera erol manisalı mahir kaynak bülent ecevit ismail cem cüneyt akalın barış doster gibilerini okursan belki de at gözlüklerinden kurtulursun
- 21 Nov 2008 - 19:16
Babamla ne kadar gurur duysam azdır.O dünyalar iyisi bir insandır vede iyi bir babadır.Yalnız yazıda eksik bir konu var oda babamın 2 yıl önce bankamatikte bulduğu 510 ytl yi sahibini gazete ilan vererek bulup parayı vermesiydi.Gazeteci arkadaşlar iyi bilirler.Neyse babamdan habersiz yazdım.yoksa bana kızar.hepinize saygılar.
- 20 Nov 2008 - 23:44
Erdal abi inan özendim sana.Keşke senin yaşadıklarını bende yaşayabilseydim.Koca bir hayatı 35 yıla sığdırmak,her babayiğidin harcı değil.Vatan uğrunda yıllarca savaşmak,horlanmak, atılmak ama satılmamak gerçekten saygı duydum. Bir tezek dahi bulamadan ilkokul okuyup böyle başarılı olduğuna göre,şimdiki çocukların neler yapabileceklerini düşünsene ama onlarda o azim yokki. Neyse seninle tanışmak isterdi. Bende askerliği diyarbakırda yaptım.Neyin ne olduğunu az çok biliyorum.Yazılana göre nesli tükenen bir insansın.
- 20 Nov 2008 - 17:04
merhaba erdal abi yaşam hikayeni okudum çok etkilendim ,analar neler doğuruyormuş senin gibi bir insan kafasına koyduğunu yapar belki türkiye şartlarında zordur ama mucadeleye devam seni bir kez daha kutlarım .
- 18 Nov 2008 - 13:03
Eğer gerçekten dediğin gibi isen,helal olsun. Bu memlekette kolay kolay insan yetişmez,ama senin gibiler oldukça vatanda,millette emin ellerdedir. Yokluk içerisinde büyüyüp,hiç kanunsuz işlere adı bulaşmamış,başarılı insanlara ne denir,helal olsun.Kapaklıda oturan birisi olarak,seni tanımıyorum ama gurur duydum. Demekki vatan hala dürüst insanlar vardır.Ayrıca şaban kardeşe de teşekkür ederim.Böyle insanları bulup topluma tanıttığı için,şaban abiyede helal olsun.
- 18 Nov 2008 - 12:53
Sevgili Erdal Abi, seni uzun zamandır tanımaktayım,ve tanımaktanda çok memnun olduğum değerli dürüst bir dostumuzsun. seni inanan haktan yana olan yanlışa ve haksızsızlığın karşısında olan doğruları olan ve doğru bildiği yoldan karşısına çıkan olumsuzluklara rağmen şaşmayan bir insansın, siyasete senin gibi dürüst insanlara ihtiyaç var.
bir sözümde yurdumdaki yöneticilerimize genel olarak; memleketimizde malesef göreve gelen yöneticilerimiz hep sadece menfaat için iş başına geçmek istemektedirler, halbuki yöneticilerimizin asli görevi eldeki imkanlarını halka hizmet olarak kullanmaktır, çevremizde iş yapan çalışan birisini gördüğümüz zaman şaşırmaktayız.halbuki zaten bunu yapmak için yönetime gelmişlerdi,insan seçime yaklaşırken belediyelerin yaptıkları hizmeti görünce keşke her 6 ayda bir seçim olsa diye hayıflanıyor.
Erdal Abi, sana çıktığın bu yolda başarılar diliyorum,
Saygılarımla Atay GÜZEL
anti - 18 Nov 2008 - 00:01
ERDAL SİYASTE AKEPEDENMİ GİRECEKSİN.. ? BU KADAR TIRMALADIĞINA VE KENDİNİ FARKETTİRDİĞİNE GÖRE AKEPE SANA KAPILARINI AÇACAKTIR..!
- 17 Nov 2008 - 20:44
devrem ben şu an şemdinlide görevliyim ama çerkezköyde ikamet ediyorum inşallah ulaşmak istediğin yerlere gelirsin neden olmasın uzmanlıkta yapamadığını siyasette yapta bizden sonrakiler rahatlasın selam
- 17 Nov 2008 - 20:38
erdal bey hangi cephede çatışmalara girdiniz.öğrenebilirmiyim.bende orada gazi oldumda..hakkarı dağ ve komando komutanlığı..
- 17 Nov 2008 - 20:32
adam gibi adam derlerya hee işte o ERDAL TORUN yakışır abime allah gönlüne göre versin abi seni seviyorum bunu biliyorsun sende kendine çok iyi bak GÜRCÜ YILDIRIM'DAN SELAMLAR
- 17 Nov 2008 - 19:59
Karanlık gecelerin yetim bıraktığı çocuklar Her zaman böyle mavi değil, Bu gökyüzü,bu deniz, Buruşuk çarşaflar üzerinde,HABERSİZ Size acı bir dünya hazırlıyor,ANNENİZ
**** ***** Kapalı kapılar ardından, geri dönüp,çaresiz hayatın rüzgarında savrulup durursunuz, İnsanların kuruş,kuruş satıldığı bu ülkede Doğmayın ne olursunuz.
Bir başka insanın derdini,kendi derdi gibi bilip ona ağlayan ve çözüm arayan insanların önünde saygıyla eğilir,kim olursa olsun ellerinden öperim.Bahsettiğim Kadirşinas insanlardan biri olan ŞABAN KARDEŞ için,kim ne derse desin,Şaban beyi ve ekibini,gazetecilik konusunda,takdir ediyor, başarılarınızın devamı için dua ediyorum.
- 17 Nov 2008 - 19:24
Erdal kardeşim canım devrem seninle gurur duyuyor ve fikirlerini candan paylaşıyorum.Bir ömür sürecek dostluğumuzda hep aynı çizgide ve fikirdeyiz farkını farkettirdinya aşk olsun helal olsun sana
- 17 Nov 2008 - 17:20
sana helal olsun keske herkes kendı hakkını bole savuna bılse ve de hakkını araya bılse
- 17 Nov 2008 - 16:58
Erdal abi aslında gıyaben tanıyorum.bir meslsktaşın vasıtası ile beytullah bey vasıtası ile çok renkli bir kişilik olduğunuzu biliyordum.sizi okuyunca çok hecanlandım tebrikler kendinle barışık olmak hatı sevmek senin vesilenle birilerine tebessüm ettirebilmek anlatılamıyan bir duygu.allah yar ve yardımcın olsun tanışmak isrterim
- 17 Nov 2008 - 12:17
erdal torun nihayet kendini şaban kardeşe farkettirebildi.çok çırpındı ama farkedilebilmek için.
- 17 Nov 2008 - 11:58
Sayın Erdal TOSUN bey kardeşim bir KIZILPINARLI olarak senin bu cesur mücadelene vede bunu kamuoyuna deklara etmene hayran kaldım...ne mutlu sana diklenmeden dik durmuşsun... çünkü ülkemizde bireyin mücadelesi pirim yapmadığı gibi şüphe ile değerlendirilmektedir...geçmişten yakın tarihimize kadar sizin gibilere (anarşistmisin-militanmısın)ayıplayan gözlerle bakılıyordu...1993 yılında Tekirdağ çıraklık merkezine tv tamirciliği ustalık belgesi almak için verdiğim mücadeleye yenik düştüm...yapılanın türk insanına türk gençliğine ihanet önünü kesme gibi zorluklarıyla karşılaştım...en acı olanı güvendiğm sevdiğim büyüklerime mevcut yasalar kaynaklı olduğunu anlamak istemeyişleri idi ...ben seni anlıyorum bir birey kendi ülkesinde bürokrasi gazisi oluyorsa orası TÜRKİYE'dir,kabahatliside 1960 senesinden beri ülkemizi yöneten siyasetçilerdir...sen-ben ve dürüstüm doğruyum diyen tüm ama tüm halkımı minderiç erke siyasete girmelisiniz diyorum...yoksa kendi ülkemizde garip garip yaşamaya devam ederiz... HÜRMETLER ARKADAŞIM