GÜN BUGÜN !...
Kendimize hiç sorduk mu acaba ? Yaşamın neresindeyim, imanımın neresindeyim,... ve dahi neresindeyimin neresindeyim. Belki ömrümüzün son demlerini yaşarken böylesine kendimize zaman ayırıp hesap görebildik mi ? Bunları öylesine unutmuşuz ki bir türlü fırsat bulamıyor, vakit ayıramıyoruz. Ötesi kendimizi, sevdiklerimizi, hayallerimizi, düşüncelerimizi de eklersek müthiş derecede zavallı duruma gelen bizler, bu duruma daha ne kadar tahammül edebiliriz. Bunlar kesinlikle isyan değil. Üzüntümüzün, sıkıntımızın, bir türlü kendimizi bulamamış olmanın buhranı. Çevremizin, insanların, değer yargılarımızın dejenere olması, dostlukların, arkadaşlıkların menfaatlere kurban edilmiş olması ve düzeni çıkar - maddiyat olan zihniyet. Her şeyimizi insan olarak, maneviyatımızı, saflığımızı, temiz düşüncelerimizi, güvenimizi, sevgimizi, saygımızı en önemlisi takvamızı ( imanımızı ) çalma uğraşı içindeler. Tabiri caizse, pamuk ipliğine bağlı imanımızı güçlü, kuvvetli hale getirmek şöyle dursun; her gün belki sayısız günah işleyip tövbe - istiğfar etmeden, ar damarı çatlamışcasına, ALLAH (c.c.)' den uzaklaşarak kendimizi nasıl bir ateşe attığımızı göremiyor muyuz? Biz aramalıyız ihlasımızı, gönül ateşimizi,gönül zenginliğimizi, kalbimizin heyecanını bu öyle bir hasret ki; gönül gözü açık kalple muazzam bir tatlılık, zevk ve tarifi olmayan duygularımızın lezzetini bulmak, ulvi derecelere ulaşmak gerekiyor. Sabretmesini bilmiyor, devamlı hata yapıyoruz. Yani her gün için yeni bir sayfa açıyor olmamızla beraber, bir gün temiz, beyaz sayfaların biteceğini bilmeliyiz. İnsan bir boşluk ve amaçsızlık içinde hissedebilir kendini. Sanki şu ana kadar bahsedilenler de bir karamsarlık hissedilse de esası hesapsız yaşamanın bir faturası sonunda ağır olabilir. Bu yüzdendir ki gün bugün ise, hesap bugünden görülmeli. Yapılan hatalardan bir ders almanın vakti geldi de geçiyor. Zaman değerli su misali akıp gidiyor. Şuurlanmalıyız. Rabbimizden hakkıyla korkmalıyız ibadet ve taatta bulunmalıyız. İmanımızı kurtarmalıyız. Mevlamızın kulları olarak rahmetine yürüyebilmeliyiz. Huzur iklimine güzelliklere doğru yol almalıyız. Aşk' ı unutmuştuk, Aşık olmalıyız...Mevlana da diyor ya güzel düşün,güzel yaşa;Söylediklerinize dikkat edin, düşündüklerinize dönüşür, Düşündüklerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür, Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür,Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür, Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür, Değerlerinize dikkat edin, karakterlerinize dönüşür, Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşür...
HAFTAYA; “SENİN DEĞERİN NE KADAR ?”